Fustatta bulunan Selçuklu halıları

1935-36 yıllarında Fustat' ta 13, 14 ve 15. yüzyıllardan parçalar halinde 100'den fazla Anadolu halısı meydana çıkarılmış ve bunlar çoğu İsveç olmak üzere çeşitli dünya müze ve koleksiyonlarına dağılmıştır. Anadolu'dan Mısır'a ihraç edilen bu halılardan ancak pek azı C. J. Lamm tarafından yayınlanmıştır.

Bunlardan çoğu Lamm tarafından İsveç'e götürülmüş olup halen Stockholm Milli Müzesi'nde, birkaçı Lamm' ın özel koleksiyonunda bulunmaktadır. Önemli bir kısmı Atina Benaki Müzesi'ne mal edilmiştir. Benaki Müzesinde bulunanlardan hiçbirisi tanıtılmamış ve yayınlanmamış olup, Berlin, Kahire ve New York Metropolitan müzelerinde diğer Fustat parçaları vardır. Bunlar da henüz yayınlanmamıştır. Fustat halılarının düğümleri Konya halılarından daha sık ve ince, boyları da küçüktür.

İsveç müzelerinde saklanan koleksiyondan 29 parçanın resimleri ve desenleri Lamm tarafından yayınlanmıştır. Bunlar hep 13., 14., 15. yüzyıllarda Anadolu'dan ithal edilmiş halı'lardan kalmıştır. Bunlardan yedi parça Konya Selçuklu halıları grubuna girmekte ve Selçuklu halı örneklerini daha da zenginleştirmektedir. Aynı zamanda bu parçalar Anadolu Selçuklu halılarının 14. yüzyıla kadar uzandığını da göstermiştir. Argaçlar sarıya yakın mat beyaz veya kahverengi, arıçlar ise yine kırmızı yündendir.

Böylece Selçuklu halıları sekizi Konya'da, üçü Beyşehir' de, yedisi Fustat' ta ele geçirilmiş olarak 18 adedi bulmaktadır. Bunlardan üçü çok yıpranmış halde, fakat bütün olarak; on beşi sadece parçalar halinde zamanımıza kadar gelebilmiştir. Bu 18 halıdan yalnız ikisi (istanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, envanter no: 692 ve 693'te) birbirinin eşi olup, geri kalanlar hep değişik örnek veya renk göstermektedir. Bu halde 17 halı ile 17 çeşit örnek karşısında bulunuyoruz demektir. Bu kadar az sayıda kalmış halılarda bu derece zengin ve değişik örneklerin bulunması inanılmaz bir yaratma kuvvetine işaret eder.

On üçüncü yüzyıl Selçuklu halılarından kalan bu 18 adet parçanın incelemesine göre bunlar genellikle geometrik, bazen de kuvvet'le stilize edilmiş (üsluplanmış) bitki motiflerin' den bir örnek, bordürlerde ise kufi yazıdan geliştirilmiş bir kompozisyon göstermektedir. Tekrarlanan motiflerin sıralanması ile geometrik örnekler göze çarpar. Bitki unsurları belirsiz şekilde aksediyor, figür ise hiç yoktur, veya tanınmayacak kadar değişikliğe uğramıştır.
Fustat' ta bu parça halıların meydana çıkmasında Beyşehir halılarını keşfeden Riefstahl' in rolü olmuştur.

Riefstahl, Kahire'de antika pazarında bir dükkândan ucuza satın aldığı birkaç eski halı parçasının, Fustat (Eski Kahire) 'ta yapılan kazılarda sık sık ele geçenlerden bir kısım olduğunu satıcıdan sorarak öğrendi. Fakat kendi'si, Fustat harabelerinden geldiği söylenen bu parçaların Kahire'nin güney ve doğusunda çöp yığınları arasından toplandığını tahmin ediyor. Daha sonra sık sık pazarda böyle parçalar ortaya çıktı. Fiyatlar da süratle arttı. Böylece 1935-36 yıllarında ele geçen 100'den faz'la halı parçasının çoğu yayınlanmamıştır. 13., 14. ve 15. yüzyıllardan kalan bu parçalarda geometrik örnekler hakimdir. Avrupa ressamları'nın tablolarındaki halı tasvirlerinde de geometrik örnekli olanlar görülmekle beraber, hayvan halılarına nispetle bunlar nadirdir. Fustat parçalarında ise, az sayıda hayvan halıları' nın örnekleri karışık kompozisyonlu figürler olup, tablolarda tek tük rastlanır veya hiç görülmez.

Bunlardan 29'unu yayınlayan İsveçli Lamm da, parçaların Fustat' ta mezarlardan çok çöplüklerden toplandığı kanaatini ileri Sürmüştür. İsveç müzelerinde bulunan ve sert bir yünle yapılan bu Gördes düğümlü halılardan yedi parça Selçuklu halıları arasına girer ve yeni örnekleriyle bunları zenginleştirir.

Lamm Tarafından Yayınlanan Parçaların Değişik Örnekleri:

1) Küçük bir zemin parçası 0.14 x 0.16,5 m. açık üzerine koyu kırmızı kancalar arasına yerleştirilmiş açık mavi baklavalar alternatif eksen üzerinde sıralanmıştır, içleri U ve V' ye benzer motiflerle dolguludur. (Stockholm Nationalmuseum)
2) Bir halının zemin parçasında 0.26 x 0.17 m. kırmızı üzerine koyu mavi çok köşeli bir yıldız motifinden bir kısım bellidir, içinde sekizgen sarı bir yıldız ve dikdörtgen şekillerle kırmızı baklava dolgular vardır. Zemine koyu kırmızı üç parçalı geometrik palmetler sıralanmıştır. (Stockholm Nationalmuseum)
3) Yün halı parça 0.31,5 x 0.18 m. Bordur ve zeminden küçük bir parça açık kırmızı üzerine örnekler bir önceki halı gibi koyu kırmızı geometrik üçlü palmetler gösteriyor. Bordur koyu mavi üzerine koyu zeytuni yeşil iri kufi' den bir parçadır, iç sıra açık yeşil düz bir şerit olup, aradaki orta bordürde kırmızı mavi dolgulu üçlü dörtlü goncalar alternatif olarak bir aşağı bir yukarı yönde sıralanmıştır. (Stockholm Nationalmuseum)
4) İri kûfili bordürden bir parça 0.40 x 0.14,5 m. olup, kırmızı zeminde kahverengi konturlu krem rengi harflerden meydana gelmiştir. Harfleri birleştiren yatık dikdörtgenlerin tepesinde birer hilal vardır. Dar bordür kırmızı yeşil dolgulu zigzaglardır. (Stockholm National museum)
5) 33 x 9,5 cm. küçük bir parça olup, açık kahve zemine kırmızı mavi dolgulu bir rozet ve şematik koyu açık mavi bir çiçek bir aşağı bir yukarı alternatif olarak sıralanmıştır. 14. yüzyıla girer. (Stockholm Nationalmuseum)
6) Zemin parçasıdır, (0.27,5 x 0.10,5 m.) açık kahve üstüne koyu mavi sekizgen yıldız'lardan bir örnektir, dört yandan sivri ok başları uzanmış, konturlar kahverengi, içleri kırmızı yeşil dolguludur. XIV. yüzyıl (Stockholm Nationalmuseum)
7) Çok yıpranmış 0.31 x 0.25,5 m. zemin ve bordürden küçük bir parçadır. Açık kahverengi üzerine açık ve koyu kırmızı mavi yeşil köşeli yıldız üçgenler bordürde uçları iki tarafa uzanan kanat harflerle kufi motifi olan bu halı, diğerlerinden farklı, uzun ve yumuşak bir yündendir. XIV. yüzyıl (Göteburg Röhss Museum)

Bazı Fustat parçalarında kufi kitabeler H. 202 (817-818) tarihini, yani Tolunlular'dan az önceki Abbasi devrini gösterir ki, bunlar da tek argaç üzerine düğüm tekniği ile Türk halı geleneğine bağlanır. Aynı düğüm tekniği daha sonra 14. 15. yüzyıl İspanyol halılarında da kullanılmıştır.

Stockholm National Museum'da bulunan Fustat parçası, sekizgenlerin kaydırma eksen'de sıralanmasını gösteren Konya halısına benzemekle beraber, burada sekizgenler altıgenlerle yukarıdan aşağı birbiriyle bağlantılı ve dolguları da değişiktir. Bordur ise, Beyşehir Holbein halısını andırır.

Ettinghausen'ın Kahire'de satın aldığı ve şimdi New York Metropolitan Müzesi'nde bulunan Konya (Fustat) halı parçası da (13. yüzyıl sonu, 14. yüzyıl başı) 31 x 22,5 cm. dir. Renkler Konya halıları için karakteristik olan kırmızı, koyu mavi ve koyu yeşildir. Kırmızı zemin üzerine koyu mavi altıgenler, simetrik mavi yeşil motiflerle (kancalar), sekizgenler, köşelerinden çıkan kancalarla zenginleştirilmiş, alt ve üst kenarından, kalın ve uzun çift saplı bir çiçek vardır. Altıgen çerçeve yanlara doğru bağlantılıdır. Bu, Konya halılarından farklı bir örnektir. Köşelerden çıkan kancalar, iki Konya halısı ile yakın üslup benzerliği gösterir. Her ikisi genellikle Yuan Sülalesine (1279-1368) bağlanan ipek kumaşlarda da (mask) bulunan kendine mahsus Çin bulut şekillerinin köşeli çevrelerini gösterir. Ortaçağda bunların Çinli prototipleri Yukarı Mısır'da kazılarda Memluk Sultanı Muhammed Nasr bin Kalavun (1309-1340) kitabeli ipeklerle birlikte ele geçen ipek parçalarla tetkik edilmiştir. Bu Çin damask örneklerinin veya aynı yerde ele geçen Çin ipeklerinin aynı bulut motifinin mi, yoksa oval uzantılı, lotus çiçeğinin mi bu parçadaki örneğin kaynağı olduğu kesinlikle söylenemez.

New York Metropolitan Müzesi'nde Fustat' tan gelme Konya Selçuklu halı parçası: Argaç yünü, kirli beyaz ve 2 iplikten bükümlü, Arış yünü soluk kırmızı, her düğüm sırasından sonra 3, bazen 2 defa düğümler Gördes 8 x 9.5(76 pr sq. in.)

Fustat'ta bulunan parçalardan Atina'da Benaki Müzesi'ne mal edilen önemli bir grup bugüne kadar incelenip yayınlanmadığı için, bunlar hakkında bilgi edinilememektedir. Berlin İslam Müzesi'nde bulunanlar Dr. Johanna Zick-Nissen tarafından özel olarak incelenmiş fakat yayınlanmamıştır. Kahire islam Sanatı Müzesi'nde bulunanlar da, özel olarak onun tarafından incelenmiştir. Bunların bir listesini bana göndermek lütfün da bulunan Dr. Johan'na Zick'e minnettarım. New York Metropoli'tan Müzesi'nde bulunan ve genel olarak Mısır'dan geldiği bildirilen parçalar hakkında kısa katalog bilgisi vardır. Islamic Department'den Carolyn Kane 1977'de Ettinghausen adına bunların bir listesini göndermişti. Bunun için kendisine teşekkür borçluyum. Bütün bu halılar 13.-15. yüzyıllarda Anadolu'dan ithal edilmiş halılardan kalan parçalar olup, eskiyip yıpranınca atılmış ve çöplüklerde Kahire'nin rutubetsiz ve yağışsız kurak ikliminde günü'müze kadar kalmıştır. Bunlar Anadolu Selçuklu halılarının 14. yüzyıla kadar uzandığını göstermektedir. Düğümleri Konya halılarından daha sık ve ince, boyları da çok daha küçüktür. Argaçlar sarıya yakın mat beyaz veya kahverengi, arışlar ise yine kırmızı yündendir. İleri derecede üsluplanmış bitki motifleri'nin geometrik şekillere uydurulması ile Selçuklu halılarının unutulmaz örnekleri meydana getirilmiştir.