Hayvan Figürlü Halılar

14. yüzyıl başlarında Selçuklu halılarından sonra, ikinci grup olarak ortaya çıkan figürlü halılar, önceleri yalnız Avrupalı ressamların tablolarından tanınmış, daha sonra az sayıda orijinalleri bulunmuştur. Daha 14. yüzyıl başında İtalyan ressamları, tablolarında Türk halılarına müstesna bir yer vermişlerdir. Bunlarda kuvvetle üsluplanmış kuş figürlü halılar en erken tarihli olup, çoğunlukla İtalyan resminin Siena ve Floransa merkezlerinde görülür. Bu tasvirlerin yardımı ile çoğu parça halinde ve az sayıda kalan bu çeşit halıları tarihlendirmek ve yerine yerleştirmek mümkün olmuştur.

Hayvan figürlü halılar ilk defa K.Erdmann tarafından sistemli bir şekilde bir makalede ele alınmıştır.(19) Bunlarda zemin küçük veya büyük karelere bölünüp içlerine kuvvetle üsluplanıp tezyini bir karakter almış olan hayvan figürleri ile dolgulu sekizgenler yerleştirilmiştir. Bazen figürler geometrik bölümlerin dışına yerleştirilmiş, bazen de geometrik bölümler hiç kullanılmamıştır. Bir ağacın iki tarafındaki kuşlar bazen karşılıklı, bazen arkaları dönük olarak ilk örnekleri meydana getirir, iki ağacın ortasında bir kuş figürü ile bunun istisnai bir şekli de vardır.

Tek veya çift başlı kartallar veya tek hayvanlarla halı tasvirleri diğer bir gruptur. Dört ayaklı bir hayvan veya tek bir kuş figürü ile dolgulu geometrik bölümlü halılar yanında çift hayvanla dolgulu olanlar da vardır. On beşinci yüzyıl ilk yarısında hayvanlar mücadele halinde gösterilmiştir. Hayvan figürlerinin yan yana ve üst üste sıralandığı bazı orijinal halı'larda geometrik bölümler tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bunlarda horoz, kuş gibi üsluplanmış figürler basit bir şekilde değişik eksen'ler üzerinde sıralanmaktadır. Cepheden veya yandan görülen üsluplanmış çift veya tek baş'lı kartallar da bu tablolardaki halılarda vardır. Çift veya tek başlı üsluplanmış heraldik veya yandan kartal tasvirli halılar yalnız 14. yüzyıl tablolarında görülür. Bir ağacın iki yanında birer kuş figürlü örnek, 14. yüzyılda yalnız bir halı tasvirinde 15. yüzyıl ilk yarısında ise, beş halı tasvirinde vardır. Yürüyen dört ayaklı hayvan figürlü halılar ise, daha çok 14. yüzyılda olup bunlardan 6 örnek vardır. 15. yüzyılda ise tek bir örnek görülür. Hayvan grupları veya mücadele halinde hayvan figürleri ise yalnız 15. yüzyılda görülür.

Hayvan figürlü halılar Avrupalı ressamlarca tablolarda Meryem'in tahtı altına yahut yere serilmiş olarak tasvir edilmiştir. Bunların hepsi asıllarına uygun değildir, bazıları da hayali ilave ve değişiklikler gösterir. Bazı tiplerin orijinallerine de hiç rastlanmamış, orijinali bulunan bazı hayvan halıları ise resmedilmemiştir. Genellikle sade geometrik bölümler içine yer'leştirilen kolay örnekli hayvan halıları en çok resmedilen asıllarına en uygun başarılı kopyalar olmuştur. Avrupa resmindeki tasvirler yanında, Doğu çevrelerinde de aynı yüzyılın (XIV. yüzyıl) ilk yarısında böyle halı tasvirleri'nin yer aldığı görülür. Washington Freer Gallery' de bulunan Demotte Şehnamesi minyatüründe görülen bir hayvan figürlü halı tasviri, Anadolu hayvan halılarının bu çevrede de yer bulduğuna işaret eder.

Avrupa resminde çok kuvvetle üsluplanmış kuş figürlü en erken halılar İtalyan resminde görülür ve çoğunluğu Siena ve Floransa mekteplerinde Simone Martini ile 1317'de başlar, 15. asır ortalarına kadar devam eder.

Bir ağacın iki tarafındaki kuşlar bazen karşılıklı, bazen arkaları dönük olarak köşeleri dikdörtgen bölümlerin dolgularını meydana getirmektedir. Böyle halıların ilk göründüğü resim'lerden Simone Martini'nin Napoli S.Lorenzo Kilisesi'nde bulunan taht üzerinde St. Lui tablosu 1317 tarihli olup, böylece halının aslı 13. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Burada kartalı andıran kuşların başları dışa dönüktür. Halı zemini renkleri değişen dikdörtgenlere bölünmüştür. Bölümden bölüme zeminin rengi ve bununla birlikte figürlerin rengi değişiyor.

Berlin galerisinde evvelce Filippo Memni'nin 1350 tarihli Meryem ve çocuk İsa tablo'sunda buna benzer ve oldukça büyük ölçüdeki diğer halıda 20 bölüm belli olup, bordur görünmüyor. Ağacın iki tarafındaki kuşlar, kompozisyonu köşeleri kesik dikdörtgen bölümlere yerleştirilmiş bu krem rengi bölümler açık kırmızı zemin üzerinde ayrı ayrı sıralanmıştır. Arada kalan zemin, bölümleri ayırmakta olup, mavi rozet süslemelidir. Baklava biçimindeki köşe boşlukları ise, kolları spiral kıvrımlı mavi Damalı haçlarla belirlidir. Krem rengi sekizgenler üzerinde beyaz ve mavi benekli koyu kırmızı iki kuş, dalların ucu mavi noktalı bir ağacın iki tarafına arkaları dönük ve başları geri çevrilmiş halde yerleştirilmiştir.

Çift veya tek başlı üsluplanmış heraldik veya yandan kartal tasvirli halılar, yalnız 14. asır tablolarında görülür. Bir ağacın iki yanında birer kuş örneği ile, 14. asırda yalnız bir halı tasviri, 15. yüzyıl ilk yarısında ise beş halı tasviri vardır.

Yürüyen dört ayaklı hayvan figürlü halılar ise, daha çok 14. asırda olup, bunlardan 6 örnek vardır. 15. asırda yalnız bir örnek görülür. Hayvan grupları veya mücadelesi ise 15. asır'da görülür. Niccolo di Buonacorso'nun (öl.1388) 1370 tarihlerinde tahta üzerine yaptığı Meryem'in evlenmesi sahnesinde, yere serilmiş olan halıda, kırmızı ve sarı olarak iki renk vardır. Kırmızı zemin sarı renkte köşeleri düzlenmiş dikdörtgenlere bölünmüş her birinin içine dolgu olarak başı arkaya dönük üsluplanmış bir kuş, belki horoz figürü yerleştirilmiştir. Kuşların rengi alternatif olarak bir defa kırmızı zemin üzerine sarı, bir defa sarı sekizgen üzerine kırmızı olarak değişmektedir.

Dört ayaklı hayvan figürüyle bazen yönleri değişik olarak dolgunlanmıştır. Karelerin köşeleri gamalı haç motifleriyle belirlidir. Buna benzer halılardan bugüne kadar orijinal bir parça bulunmamıştır.

Prato, S. Francesco da Nicola Kilisesi'nde Pietro Gerini'nin aziz Matyas freskinde, 14. yüzyıldan bir halı masa örtüsü olarak, diğer bir örtünün altından kısmen görünmektedir. Köşeleri kesik dikdörtgen içerisinde karşılıklı iki kuş kompozisyonu bir defa koyu üzerine açık, bir defa açık üzerine koyu renk figürlerle dolgulanmış geometrik figürlerin sıralandığı bor'dur de belli olmaktadır.

Tek tek hayvan veya kuş figürlerinin serbestçe veya çeşitli şekilde geometrik bölüm'ler içine yerleştirilip sıralandığı örneklerle 14. yüzyıl hayvanlı halı grubunu tarihlendirme bakımında önemli bir kaynak vardır.

Avignon Papalık Şatosu'nda bulunan Matteo di Giovanni'nin harap durumda bir freskinde halı tasviri görülmektedir. Bu halı tasvirinde örnek geometrik bölümler içerisine yerleştirilmiş daha çok tavus kuşuna benzer kuğu (?) figürlerinden meydana gelmiştir. 14. yüzyıldan gelen bir rivayet, bu durumu aydınlatmaktadır. Buna göre, kaynaklarda 14. yüzyıl Avignon papalarından XII. Benedict halı meraklısı idi; papağan ve beyaz kuğu örnekli halının daima tahtı önüne serili kalmasını ısrarla isterdi. Giovanni di Paolo' nun Brüksel Stocklet koleksiyonunda bulunan Siena'lı Santa Katarina'nın Avignon papasını ziyaretini canlandıran 1440 tarihli resminde Papa'nın tahtı altı'na serili olan Anadolu hayvan halısının buna benzer, her bölümde yalnız bir kuş olarak sıra'lanan figürleri bu görüşü kuvvetlendirmektedir.

Hayvan figürlü halıların tanınan ilk orijinali, Orta İtalya da ki bir kiliseden, Roma' da bir antikacının eline geçen Ming halısı olmuş, 1890'da Wilhelm von Bode, Berlin Müzesi adına bunu satın alınca, o zaman dünyanın en eski halısı kabul edilerek büyük heyecan yaratmıştır. Sonra Konya'da Martin, Selçuklu halılarını keşfedince durum değişmiş, daha sonra 1925'te İsveç'te Jâmtland eyaletinde terkedilmiş Marby köy kilisesinde diğer bir hayvan halısı bulunmuş ve Fustat (Eski Kahire)'da ele geçirilen parça halindeki üç hayvan halısı ile bunların sayısı artırılmıştır. Memleketimiz müzelerinde de üç orijinal hayvan halısı bulunmuştur.

Şimdi Doğu Berlin Müzesi'nde bulunan Ming halısı adı ile tanınan parça halı, ejderle Zümrüdü Anka mücadelesini canlandıran bir hayvan halisidir. Zemin iki büyük kareye bölünmüş, köşeler çengellerle düzlenerek sekizgen haline getirilmiştir. Bu bölümler içinde kompozisyon iki defa tekrarlanıyor. İyice üsluplanmış dekoratif şekiller haline gelmiş ejder, Anka, Çin sanatından gelmedir, ayrıca zemin rengi olan sarı, Çin imparatoruna mahsustur.

Sekizgenlerdeki mücadele sahnelerinde figürler arasında görülen farklılıklar halı ustalarının bunları büyük bir serbestlikle kolayca değiştirebildiğine ve yaratma gücüne işaret edebilir. Figürler mavi renkte, konturlar kırmızıdır. Fustat' ta ele geçen parçalardan, Kahire antika pazarında bulunan biri, böyle halıdan kalmış olup, yalnız burada figürler kırmızı, konturlar mavidir. Dar bordur kûfiden gelişen bir süslemedir. K. Erdman' ın, bu parçanın tamamlama denemesinde dikdörtgen biçiminde sekiz bölümlü 2.90 x 3.60 büyüklükte bir halıdan kalabileceğini tahmin etmiştir. İsviçre'de Basel Völkerkunde Müzesi'nde Fustat' tan gelme diğer bir parça halıda aynı kompozisyon vardır.

Ejder-Anka mücadelesi, kompozisyonu ile, halı tasvirleri 15. yüzyılda çok meşhur olup, Floransa resminde çok görülürdü. En iyi örnek olarak Domenico di Bartolo' nun Siena'da Ospedale S. M. della Scala'da 1440-1444 tarihleri arasında yaptığı freskin öksüzlerin evlenmesi sahnesinde böyle bir halı sekiz bölümlü olarak tasvir edilmiştir. Modena 'lı ressam Bartolomeo degli Erri' nin Viya'na Sanat Tarihi Müzesi'nde bulunan 1470 tarihli "St. Vincent Ferrer'in hayatından" konulu tablosunda pencere kenarından sarkan bu tip küçük bir halı tasviri görülür. Dr. John Mills, 15. yüzyıl ortasında Floransa resminden daha sekiz örnek ve daha sonrasından iki örnek vermektedir. Flaman resminde de bu tip halı tasvirleri vardır. Hans Memling'in Stuttgart Müzesi'nde "Bathseba" tablosundaki halı, Baldovinettinin New Haven Jerves koleksiyonu Meryem tablosundaki halı ve Jacobo Bellini'nin Brescia'da S. Alessandra "Tepşir" sahnesindeki halı; bunların başlıca örnekleridir. 15. yüzyıl boyunca bol sayıda yapılan bu halıların Anadolu'dan Mısır'a ve Avrupa'ya ihraç edildiğini açıkça belli eder.

Ejder-Anka motifinin bozulmuş bir şekli ile Ming halısı tasviri ca. 1600 tarihli ve William Larkin'e maledilen Dorothy St. John, Lady Gary tablosunda görülür. Burada kompozisyon 14. yüzyıldan sonra pek görülmeyen uzun altıgenler içine alınmış, Anka daha büyük bir ölçüye vararak başı kanca biçiminde ve kuyruğu kesik olarak resmedilmiş, ejder figürü ise iyice küçülmüş ve sadeleşmiş bir hayvan şeklini almıştır.Bunlar şimdi İstanbul, Vakıflar Halı Müzesi'nde bulunan hayvan halısında, ağacın iki yanında köşelerde daha çok kuşu andıran ejder figürleriyle yakın benzerlik göstermektedir.

55 yıl kadar önce İsveç'in Jâmtland eyaletinde Marby köy kilisesinde bulunan Anadolu hayvan halısı 15. yüzyılın ilk yarısı veya ortası'na tarihlendirilmekte olup hayvan halılarının en önemli örneklerinden biridir.